Sevinç Özarslan'ın haberi
Merhametsizlere ‘Er Rahim’ ve ‘Er Rahman’, aşırı sinirlilere ‘El Halim’,
yaşamında sevgi ve muhabbeti az olanlara ‘Ya Vedud’, nereye gideceğini
bilemeyenlere ‘El Hadi’, sıkıntı içinde olanlara ‘El Vekil’ ismini
zikretmelerini tavsiye eden Saraç, “Allah’ın isimlerini zikretmek,
meditasyon ve diğer enerji teknikleri gibi pozitif enerji verebilecek etkili
bir yöntem. Bu doğru olarak yapıldığında insanın içinde eksik olan
enerjileri tamamlar, zarar veren enerjileri de törpüler ve kişiyi
rahatlatır.
Esmaü’l-Hüsna ile yapılan zikir, beynin bazı merkezlerinde birtakım
enerjileri daha çok aktive eder. Zikirden elde edilecek maddi ve manevi güç,
diğer insanların acılarını hafifletmek, topluma daha yararlı olmak için
kullanılmalı.” diyor.
Dr. Ender Saraç, hepimizin bildiği gibi uzman bir hekim. Sağlıklı yaşam,
doğal tıp, doğru beslenme, obezite, stres gibi konularda gelir seviyesi üst
düzey grubuna yıllardan beri hizmet veriyor. Mısır’ın piramitlerinden
Hindistan’ın aşramlarına, Kâbe-i Muazzama’dan Vatikan’daki Katolik
kiliselerine kadar birçok yerde araştırmalar yapan Saraç, Doğu kökenli yoga,
meditasyon, reiki gibi enerji tekniklerini incelemiş ve deneyimlemiş bir
doktor.
Bugüne
kadar 100 bine yakın hasta bakan, birçok kitap yazan, kitapları çok satan
bir yazar aynı zamanda. Ender Saraç kısa bir süre önce “Ruhsal
Gelişimimiz ve Kader” adı altında bir kitap piyasaya
çıkardı ve kitabında Allah’ın 99 ismi Esmaü’l-Hüsna’yı zikretmenin bir
enerji tekniği olduğunu söyleyerek bütün dikkatleri üzerine çekti.
Saraç, kitabında Esmaü’l-Hüsna’nın insanın ruhsal gelişimine nasıl katkıda
bulunduğunu yazıyor. Kendini biraz katı ve merhametsiz hissedenlere “Er
Rahim” ve “Er Rahman”, aşırı sinirli olanlara “El Halim”, yaşamında sevgi ve
muhabbet az olanlara “Ya Vedud”, nereye gideceğini bilemeyenlere “El Hadi”,
içinden çıkılamayan bir durum karşısında “El Vekil” ismini zikretmelerini
söylüyor. Ayrıca her burcun etkilendiği isimlerin neler olduğunu anlatıyor.
Mesela İkizler burcunun baskın isimleri; Es Semi, Eş Şehid, El Mukaddim, El
Basir.
Tıp fakültesinden yeni mezun olduğunda doktorluğun sadece ‘reçete yaz,
tahlil iste’ gibi eylemlerden ibaret olmadığını düşünerek araştırmaya
başlayan Saraç, “Başka bir derinliği vardır diye hissediyor, hatta
biliyordum. Ama çok gençtim, yeterince bilgim yoktu. Bu nedenle adını
koyamıyordum.” diyor.
Saraç, 18 yıllık bir çalışmanın ürünü olan kitabı için, “İçimde uyanan ve
tecrübelerimle geldiğim noktanın kaleme dökülmüş halidir.” yorumunu yapıyor.
Saraç, kitabının ne dini ne de siyasi bir çalışma olmadığını söyleyerek
aslında akılda soru işareti bırakıyor. Çünkü bir Müslüman için esmaları
zikretmenin ilk amacı Allah’ın rızasını kazanmak.
“Zikri
ve esmaları dinden bağımsız bir şey gibi insanlara sunmak doğru mu?”
sorumuza şöyle açıklık getiriyor: “Dinden soyutlamıyorum. Bu evrensel bir
bilgidir. İnsanlığa yararlı olabilecek enerji inanç sistemimizde var.
Bırakın pek çok insan bunların tadını alsın. Şifasını, nurunu öğrensin.
Ondan sonra seçimi kendi yapsın. Pek çok insanın ulaşamayacağı ve
giremeyeceği yerlere belirli bir anlatım tekniğiyle ben girdim. Bu kitap
Türk toplumuna iyi bir hizmettir. İnsanlara hissedebileceği ve anlayacağı
dilden ikram yapmak lazım. Sonuçta ben de bazı şeyleri nasıl yapacağımı
hissediyorum.” diyor.
Ender Saraç, yoga, meditasyon gibi Batı toplumlarında çok popüler olan tüm
enerji tekniklerini denemiş hastalarının, “En büyük teknik nedir?” sorusuna,
“Kalben tam teslim olarak yaşamak.” cevabını veriyor.
Ayete’l-Kürsî’nin koruyucu etkisi bilimsel olarak ispatlanacak
Ender Saraç, artık dünyada her şeyin bilimsel ve teknik şeylerle
açıklandığını ve bunun aslında en ileri teknolojinin kaynağı olan El Alîm
esmasının tecellisi olduğunu belirtiyor. Saraç, “Ayete’l-Kürsî, Felak ve Nas
sûreleri okunduğunda insanın aurasının kalınlaştığı yani insanın korunduğu,
çok kısa süre içinde birtakım ince aletlerle tespit edilecek. Nazar diye bir
enerji olduğu ve nazara karşı bazı sûrelerle korunmanın insanın aurasını
genişlettiği bilimsel olarak açıklanacak.” diyor.
Ender Saraç’a göre;
*
İnsanoğluna indirilmiş en son ve bir üst modeli gelmeyecek tek yazılım
programı Kur’an-ı Kerim. Kur’an’da insana şifa verecek pek çok bilgi var.
* Zikir, meditasyon ve diğer enerji teknikleri gibi pozitif enerji
verebilecek etkili bir yöntem.
* Zikir doğru olarak yapıldığında insanın içinde eksik olan enerjileri
tamamlar, keskin olup zarar veren enerjileri de törpüler ve kişiyi
rahatlatır.
* Esmaü’l-Hüsna ile yapılan zikir, beynin bazı merkezlerinde birtakım
enerjileri daha çok aktive ediyor.
* Zikirden elde edilecek maddi ve manevi güç, diğer insanların acılarını
hafifletmek, topluma daha yararlı olmak için kullanılmalı.
* Toplumda herkes enerji emen bireyler olarak yaşıyor. Ortadaki kaptan
herkes emmek istiyor. Kimsenin kaba verecek malzemesi yok.
* Kur’an’da söylendiği gibi insanların kalpleri mühürlü. Yani kalp şakraları
kapalı. Bu nedenle 40 gün El Basid esması zikredilebilir. Bu zikir kalbi
açar, rahatlatır, genişletir.
* “O kadın benle evlensin, bu adam beni boşasın, çok zengin olayım, şu işi
ben kapayım” gibi egomuzu savunmak ve ön plana çıkarmak için korkunç bir
şekilde ben merkezli enerji harcanıyor. Ego merkezli yaşamayı bırakıp, tam
teslimiyet haline geçildiğinde beyin enerji tasarrufu yapıyor ve o zaman
bütün istekler oluyor.
* Bizim inanç sistemimizin kökü sevgi. Toplumda gerilim yaratan değil,
toplumda daha olumlu enerjiler veren insanların oranı arttıkça Batı’ya bile
meditasyon ve reikilerden çok daha güzel şeyler sunacağız. |